Kayıtlar

Ocak, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İntermediate Çok Zor

Dün itibariyle pre-intermediate seviyesinden intermediate seviyesine zıpladım. Kendimce başarılıydım. Ç ünkü artık rahat rahat okuyordum. Yani öyle sanıyorum. Fakat beklediğim gibi çıkmadı. İki gündür sözlüğe bakmaktan canım çıktı. Artık o kadar çok bakıyorum ki bildiğim kelimelere de bakmak zorunda hissediyorum. Alışkanlık mı oldu nedir? Bir arkadaş bana hiç bulaşma seviyelere, direkt makale oku, o tür kelimelere yoğunlaş demişti ama asıl mevzu kelime ezberleme değil. Önemli olan kelimeler arasındaki bağı kurabilmek, adamın ne demek istediğini anlamak. Yoksa bazen tüm kelimeleri bilmeme rağmen cümleyi anlayamayabiliyorum. Neyse, bugünkü sorun hep karşılaştığım sorun. Daha önce de seviye atlarken ilk başta böyle olmuştum. Sonra öyle oluyor ki çatır çatır okuyorum. Gerçi daha hiç Türkçe okur gibi olmadım. Zaten sanırım o zaman gelince bu iş bitmiş olacak.

Öğrencinin Beslenmesi

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur demek kolay da sağlam vücuda sahip olmak biz öğrencilerin umurunda değil. Kafamız olmadan varlığımızın bir anlamı yok. Bunu biyolojik anlamayın. Kafa derken kafa çalıştırmak anlamında diyorum. Maddi açıdan rahat olmayan beyin üretim yapamaz diyoruz da sağlıklı olmayan vücudun üstünde duran kafadaki beyin nasıl çalışsın? Peki öğrenciler ne yiyor? Tost, ekmek arası döner, poğaça, simit… Bugün beşte ekmek arası döner yemiştim. Dokuz buçukta eve geldim, bir şey yemeyeceğim, elma falan idare ederim dedim.  Televizyonda hangi kanala baksam bir şeyler yiyorlardı, dayanamadım tost yaptım. Hala aç olsam da mutluyum.

Tez Yazarken İngilizce Öğrenmek

Tez için kaynak toplamaya başlarken bir hocadan yardım istedim. Bana İngilizce bilip bilmediğimi sordu. Bilmiyorum deyince “Boş ver tez yazmayı, İngilizce öğren.” dedi şaka yollu. Ben ciddiye aldım tabi. Tez yazmayı bırakmadım ama tez gecikse bile İngilizce gecikmemeli diye düşündüm. Tezden sonra çalışırım demedim çünkü ne kadar erken öğrenirsem o kadar çok geliştiririm. Üstelik şimdi öğrenirsem doktora sürecinde kullanabilirim. Önce bazı Bilgisayar programlarıyla düzenli çalıştım. Bitirince kendimi Elementary seviyesinde kabul edip kitap okumaya başladım. İngilizce çalışmanın en güzel yanı, dökümanın bol olması. Seviye seviye kitap paylaşan bir site buldum. Üstelik kitapların mp3 dosyaları var, hem okuyup hem dinleyebiliyorum. İlk başlarda biraz fazla sözlüğe baktım ama sonra kolaylaştı. Şu an pre-intermediate seviyesinin sonundayım. Yani son kitabını okuyorum.  İki gün sonra intermediate seviyesine giriş yapacağım. Gramercilere saygı duyuyorum ama ben ısrarla dilin kitap okuyarak öğreni…

Giriş Kısmını Yazdım Sayılır

Yüksek lisans tezimin giriş kısmını bitireyazdım. Yazarken şunu fark ettim: Yazma sırasında hataları göremiyorsunuz. Sadece yazıyorsunuz. Hatta noktalama işaretlerine bile dikkat etmiyorsunuz. Kendinize göre nokta-virgül koyuyorsunuz ama ya eksik ya da fazla olabiliyorlar. Tabi bu pek önemli değil çünkü daha tekrar tekrar okuyacağım. Yazıyorum ama sanırım hata yaptım. Tezin asıl kısmı için fişlemeleri yapmıştım, giriş kısmını yazınca elimde burası için bir şey olmadığını gördüm. Buna rağmen baka baka yazdım. Bu yüzden kısa kestim ve çoğu yerde klasik kaynak yerine çağdaş araştırmalara dipnot verdim. Korkarım ki savunmada bu bana eksi olarak yazılacak. Hatta belki tamamen yanlıştır, düzeltmem gerekiyordur. Bir ara bir hocaya okutacağım. Tavsiye: Her şeyi fişleyin. Geniş düşünün, “Bu benim işime yaramaz.” deyip hiçbir bilgiyi kaynaklarda bırakmayın. İşinize yaramasa bile fişleme uygulamanızda dursun.

Zamanı Etkili Kullanmak

Ders çalışırken zamanı etkili kullanmak çok önemli. Zamanı etkili kullanmak derken kastettiğim zamanı boşa harcamamak, kendini kandırmamak. Çünkü çalışıyorum sanıp vaktinizi boşa harcamanız mümkün olabiliyor. Sorun sadece bu da değil, kimisi fazla çalışıp beyin yollarına giden yolları tıkayabiliyor. İşte burada devreye doğru çalışma sistemi giriyor. Bu sistemlerden biri (başka var mı bilmiyorum) Pomodoro. Pomodoro nedir tam olarak bilmiyorum. Ben bunu bir çalışma sistemi olarak tanımlıyorum. Pomodoro’nun uygulamaları var. Hem cep telefonu için hem de bilgisayar için. İndirip size yardımcı olmasını sağlayabilirsiniz. Sistem şu: 25 dakika çalışıyorsunuz, 5 dakika dinleniyorsunuz. Faydaları: 25 dakika boyunca isteseniz de mola veremiyorsunuz. Kendinizi çalışmaya şartlandırıyorsunuz. 5 dakikalık dinlenme zamanı gelince uygulamanın uyaracağını bildiğinizden saate falan bakmıyorsunuz. Sadece çalışıyorsunuz. 5 dakikalık dinlence zamanında yorgunluğunuzu atıyorsunuz. Böylece bir sonraki çalışmaya…

Ne Kadar Değişeceğim

Araştırma görevlisi olduktan sonra pek bir şey yazmadım bloga. Artık pek vakit bulamıyorum. Hem yazacak pek bir şey de bulamıyorum. Ne bileyim sanki artık günlük tarzı bir şey yazmayı doğru bulmadım. Hep ciddi, resim eklenmiş yazılar yazmak da çok vaktimi aldığından uzak durdum.

Geçenlerde benden daha tecrübeli bir arkadaş "Kesinlikle günlük yazmak lazım." dedi. Benim kafama yattı bu. Hem şu an tez yazdığımdan yazı yazmak bana çok gerekliydi. Ne yapayım ne edeyim derken yeni bir blog açmayı düşündüm. Bu kez acaba blogger olmasa mı derken aklıma tumblr geldi. Biraz baktım, bu iş için çok yanlış olduğunu gördüm. Sonra wordpress'e baktım. Gerçekten güzelmiş. Çok fazla teması var ve bazı ayarları blogger'dan daha kullanışlı.

Wordpress'te bir blog açtım. Beş tane yazı yazdıktan sonra "Neden eski blogumda yazmıyorum ki?" diye sordum kendime. Emektar blogumu bırakıp yeni bir blogta yazmak isabetli bir karar mıydı? Ne yani araştırma görevlisi oldum diye geçmişt…